Sayın Bozbey’in Strabon’dan da haberi yok!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, dün medya mensuplarıyla bir araya geldi.Toplantıyı belediyenin sosyal medya hesabından canlı izledim.

Gündem başlığı ‘Kentsel Dönüşüm, Kentsel Dirençlilik’ olan toplantıda Sayın Mustafa Bozbey yine havanda su dövdü.

Gördük ki Sayın Alinur Aktaş’ın Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JİCA) ile yaptığı anlaşma kapsamındaki çalışmalar devam ediyor, çekik gözlü ‘dostlarımız’ bizim için ‘hiçbir ücret almadan’ (hibe program kapsamında) çalışıyor Sayın Bozbey’e de işin şovunu yapmak kalıyor…

Kentsel dönüşüme dair Sayın Bozbey, birçok olgudan bahsetti; plan dedi, strateji dedi, proje dedi, Toki dedi, rezerv dedi, ada dedi, emsal dedi, hazırlık dediama icraat diyemedi.

Arabayatağı Kentsel Dönüşüm Projesi hakkında Sayın Bozbey, şu ifadeleri kullandı:

4 bin 400 metrekare büyüklüğünde bir parselde, seçimden bir ay önce ihale yapılmış. İhaleye baktığımızda 100 metrekarelik bir dairenin bitiminde 5,5 milyon liraya mal olacağını gördük. Ben de inşaat yüksek mühendisiyim. Bu işi de biliyorum. Bunun hesabını görünce müteahhidi çağırdım dedim ki ‘Biz, bunu iptal edecek, başka çaresi yok. Belediye bu işin içinden çıkamaz.’ Yani 5,5 milyona 100 metrekare daireyi bitireceksiniz takasta kullansanız kaça kullanacaksınız, 5,5 milyona almaz ki orada, siz alır mısınız? Maliyeti 5,5 milyon. Almazsınız arkadaşlar. Doğrusunu konuşalım şimdi. Yani o bölgeden bahsediyorum. İptal ettirdim kat karşılığı verdim. Bakın kat karşılığı verdik karlıyız. Böyle hesapsız kitapsız iş olur mu? Neticede oradaki daire fiyatları ve alıcısı belli.O bölgenin konumu itibarıyla satış değerleri belli. Maliyeti 5,5 milyona geliyor oradaki daireyi satmaya kalksanız satamazsınız. 4 milyona satarsınız. Onun için sorumluluğu aldım, iptal ettim. Kat karşılığı verdik. Şimdi para vermeden karlıyız. Buradaki daireleri de orada dönüşümde takasta kullanacağız.

Akıl alır gibi değil! Kimse de Sayın Bozbey’e sormadı!

Kat karşılığı verdiğinizde konut maliyeti mi değişiyor? Burada nasıl bir kar var?

Söz konusu projede 9 Mart 2024 tarihinde temel atılmıştı, aradan yaklaşık 1 yıl geçti hiç mi bir şey yapılmadı da anlaşmayı iptal ettiniz? İptalin hukuki boyutunu kimse tartışmayacak mı?

Ayrıca sizin 5,5 milyona satamadığınız daireyi müteahhit nasıl satacak?

Kat karşılığı verdiğiniz alanda kaç konut ve dükkânyapılacak, kaçı size kalacak? Orada 600 konut ve 100 dükkân olacaktı, şimdi ne olacak?

Hadi geleceğe not bırakalım! Proje bittiğinde daireler o gün kaç paradan satışa çıkacak ve kim alacak takip edelim.

Bu arada Sayın Bozbey, ‘4 bin 400 metre kare’ dedi ama kendisini bilgilendirelim!

Mevlâna, Ulus, Yavuzselim, Arabayatağı, Çınarönü, Hacivat ve Şirinevler Mahallleri sınırları içinde yer alan, 499 hektar büyüklüğünde bir alan ve riskli ilan edilmiş.

Arabayatağı Kentsel Dönüşüm Projesi, bu 499 hektarın içerisinde Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan 4,32 hektar yani 43 bin 200 metrekarelik alanı kapsıyor. 4 bin 400’ü değil!

***

Öte yandan Sayın Bozbey’in Sıcaksu Bölgesi için TOKİ’ye yaptığı ‘yeni konutlar takasta kullanılsın’ çağrısıyla aynı kanaatte olduğumun altını çizmeliyim. TOKİ’nin Doğanbey ile Bursa’ya verdiği zararı en azından Sıcaksu ile telafi etmesi mümkün. Ki esasında bu TOKİ için de bir fırsattır. Bakanlığın, ‘Yarısı Bizden’ kampanyasını esirgediği Bursa’da TOKİ’nin daha fazla konut üretme yöntemine sıcak bakması gerekiyor.

***

Soru cevap bölümüne geçilmeden önce Sayın Bozbey, turizm açısından Bursa’nın kültürel ve tarihi zenginliklerine vurgu yaparken Nilüfer Akçalar’daki ‘Aktopraklık’tan bahisle “Giden var mı?” diye sordu.

Orada çalışıyoruz. İki yıl içinde Aktopraklık dünya çapında tanınır hale gelecek” diyen Sayın Bozbey, “Orada bir kazı yapıyorlardı, beni davet ettiler. Gözlerimle gördüğüm için söylüyorum. O kazıda midye kabuklarını gördük. Bir anda ben şok oldum. Demek ki zamanında Marmara denizi oraya kadar geliyormuş…” dedi.

Tam burada gülümseyen bir emoji gerek! Yahu ne marmarası!

Yahu Sayın Başkan, Coğrafya biliminin babası Strabon’un “geographika/coğrafya” kitabını da mı duymadınız? Peki ya Batlamyus’u?

‘Tetis Denizi’ desem, yanlış anlamazsınız değil mi?

Bırakın Aktopraklığı o bahsettiğiniz fosilleşmiş kabukları Uludağ’da bile bulursunuz…

Mesozoik zamanlara selam olsun…

Saygıyla.